.
 
  Anasayfa
  Demircan Videoları
  Demircan Kimdir
  Gönen Rehberi
  Sıkıntı Ve Stres Hallerine Çözüm
  Hastalık ve Musibetleri Veriliş Sebepleri
  Sinema Tv Yapımı
  Dini ve milli açıdan sinema tv
  Ziyaretçi defteri
  Boşuna Söylenmemiş Sözler
  İletişim
  Gönenden Yükselenler
  Gönen İğne oyası
  Gönen İş Ticaret Rehberi
  İmam Hatip Rehberi
  Köy Hayatı
  Köylerimizi Tanıyalım
  Müminlerin Temel Özellikleri
  Okunması Gerekli Yazılar
  Önemli Mevzular ve Ayetler
  Şifa Diyarı Gönen
  Üretici Rehberi
  Gönen
  Gönen İş Kulübü
  Oya Kampanyası
  Bana Ulaşın
  GönTam
  Türkiye İş Kulübü
  Aktif Yayınevi
  A.Kadir Demircan
  İnternet TV Birligi
Okunması Gerekli Yazılar

 

 
İnternet Kitap Yayınları Serisi
Okunması
Gerekli
Yazılar
A Kadir Demircan
Araştırmacı Yazar
2008 Gönen Balıkesir Türkiye
Aktif Yayınları
İ l e t i ş i m
Telefonlar 0266.7726603 / 0266.7626793 / 05366062730
Mail Adresleri   a.kadirdemircan@hotmail.com 
Site Adresleri www.gonengontam.gen.tr   www.gonen-akadirdemircan-kesiftv-haber.org
Posta Çeki Hesabı  Kadir Demircan 101197
Merkez Adres: Reşadiye Mah 317 Sk Çiçekkent Sitesi Kanarya Apt C-8 Blok No:19 Gönen Balıkesir Türkiye
Hizmet Bürosu. Akçaali Mah. 20 Sk. Karatan iş Merkezi No:3 Gönen Balıkesir Türkiye
GönTAM ve A Kadir Demircan Televizyonları
 
EditörA Kadir Demircan 05366062730 0266.7726603 kesiftv@hotmail.com
 
 
 
 
İlim irfan eyledim talep. İllaki edep illaki edep
Ne ol ne olma
Paranı ver, Gönlünü ver, Selam ver, Canını ver, ama SIRRINI VERME!
Günlerini say, Servetini say, Büyüklerini say ama YERİNDE SAYMA!
Eşini beğen, İşini beğen, Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!
Emek ver, Kulak ver, Bilgi ver ama hiçbir zaman BOŞVERME!
Satıcı ol, Alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA!
Fidan büyüt, Garip doyur, Çocuk besle ama KİN BESLEME!
Davet et, Hayret et, Affet, Tövbe et, ama İHANET ETME!
Hedefe koş, Cihada koş, Yardıma koş ama ORTAK KOŞMA!
Elini aç, Gözünü aç, Kapını aç ama AĞZINI AÇMA!
Okumaktan zarar gelmez oku ama LANET OKUMA!
Rakibini geç, Sınıfını geç ama GÜLÜP GEÇME!
Ev al, Araba al, Abdest al ama BEDDUA ALMA!
Zulmü devir, Nefsi devir ama ÇAM DEVİRME!
Yaklaş, Konuş, Tanış ama UŞAKLAŞMA!
Seslen, Uslan ama YASLANMA!
Doğrul, Devril ama EĞRİLME!
İtil, Atıl ama SATILMA!
 
İyi bir konuşma için
·                     Kimlere, nerede, hangi şartlarda, ne kadar zamanda, nasıl konuşulacağı önceden hesap edilmelidir.
·                     Konuşmaya nasıl başlanacağı, hangimisallerin verileceği, nasıl bitirileceği planlanmalıdır.
·                     Konuşma, dinleyiciler tarafından rahatça işitilebilir olmalıdır. Ses tonu, çok düşük veya çok yüksek olmamalıdır. Konuşma hızınız mevzuya, dinleyicilerin durumuna göre ayarlanmalıdır.
·                     Kulağı tırmalayan, hoşa gitmeyen bir sesle hitap edilmemelidir.
·                     Konuşma mevzuu, dinleyenlerin hâline, konuşmacının gayesine münasip olmalıdır.
Çeşitli mevzulara girerek, konuşmanın bütünlüğü bozulmamalıdır.
·                     Kelime hazinesi geniş olmalı, maksada uygun kelimeleri seçmeli ve onları yerli yerinde kullanmalıdır.
Kelimelerin mana ve ses bakımından hakkını vermeli, onları doğru telaffuz etmelidir.
·                     Dinleyenlerin haline göre, konuşmaya şekil vermelidir. Onların alakasını cezp etmelidir.
·                     Mevzuya göre, bazı yerlerde, bazı kelimelerde, sesi yükseltip, alçaltmalıdır.
Mühim hususları söylemeden önce ve sonra duraklamalıdır.
·                     Konuşmasında ahlaki kaidelere dikkat etmelidir. Dinleyenler, konuşma ile konuşmacı arasında bir bağ kurar. Konuşanın inandırıcılığı, onun şahsiyetine ve sözlerini tatbik etmesine bağlıdır.
·                     Gerekli ise konuşmayı, grafik, resim ve şekillerle desteklemelidir.
·                     Dinleyenlerin, inançlarını, değer yargılarını göz önünde bulundurmalıdır.
·                     Konuşmada icap eden yerlerde, ses tonu ile beraber, el hareketleri ve yüz ifadelerini (jest ve mimik) de kullanmalıdır.
Hayat
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat deniyor,
Öylesine güçlü olun ki, hiç bir şey huzurunuzu bozmasın.
Sağlık, mutluluk ve zenginlikler hakkında konuşun.
Dostlarınıza değerli oldukları hissini verin.
Herşeyin iyi yanını görmeye çalısın.
Başkalarının başarılarına kendi başarınız kadar sevinin.
Geçmisin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın.
Neseli davranın ve herkese gülümseyin.
Kuşkular karşısında çok düzeyli,
Öfke karşısında çok olgun,
Korkular karşısında çok güçlü ve
Sorunlar karşısında çok mutlu olun ki,
Silgiye ihtiyacınız kalmasın...
Ve unutmayın; hayat duygularımızı bastırmamıza izin vermeyecek kadar kısa...
Hastalıkların ilacı bal
Akıl ve fikre fevkalade kuvvet verir.
·                     Kanı temizler, deveranı kolaylaştırır.
·                     Kalp çarpıntılarını önler.
·                     Mideye ferahlık verir.
·                     Ilık suda şerbet yapılıp içilirse müshil tesiri yapar.
·                     Sıcak şerbet yapılıp içilirse yedi dakikada, soğuk içilirse yirmi dakikada kana karışır.
·                     Hazmettirir.
·                     Kansızlar için kan deposudur.
·                     Kemik hastalığı için kati devadır.
·                     Bozulan asabı sakinleştirir.
·                     Süt ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür.
·                     Bir miktar sirke ile karıştırılıp gargara yapılırsa, ağızda koku kalmaz.
·                     Karın ağrılarını keser.
·                     Yatağını ıslatan çocuklara bal yedirilirse, ıslatma kesilir.
·                     Ilık bir beze sürülüp boğaza sarılırsa boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir.
·                     Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz da bal karıştırılarak gargara edilirse,
boğaz anjinini tedavi eder. Bademcikler iyi olur.
Bal arısının iğnesi romatizmaya devadır.
Faydalı Hayat Öğütleri
* Her gün üç kişiye iltifat et
* İnsanların gözlerinin içine bak
* İmkânlarının altında yaşa
* Bir kavgaya ilk sen vur ve sert olsun
* Hak ettiğini düşündüğünde maaşına zam işte
* Cesur ol. Değilsen bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz
* Bol bol gülümse. Hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeline paha biçilmez
* İnsanların adlarını anımsa
* Asla birilerinin umudunu kırma. Belkide sahip olduğu tek şey odur
* Ayrıntı profesörü olma
* İlk izlenimlerine güvenme
* Arkadaşına borç verirken ihtiyatlı davran. İkisini de kaybedebilirsin
* Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlardan uzak dur
* Köprüleri atma. Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
* Büyük sözler vermekten korkma ama yerine de getir
* İnsanlar gerçeği her zaman bilmek istemezler
* Hayatın her zaman adil olmasını bekleme
* Hüküm vermeden önce her iki tarafı da dinle
* Zarif ol. Kimseyi bile bile kendinden soğutma
* Birisine seni seviyorum deme fırsatını asla kaçırma
* Ününü koru. En büyük servetin odur
* Zamanı ve sözleri dikkatsizce kullanma. İkisi de geri alınamaz
* İnsanlara değerlerini hissettirebileceğin fırsatları kolla
* Bir gazeteci ile konuştuğunda unutma ki, son sözü daima onlar söyler
* Senden çok fazla ya da çok az parası olanlara para konuşma
* Güzel giyinmek için çok uğraştığını bildiğin birine ”Harika görünüyorsun” de
* Güzel giyen insanlar giydikleriyle karşılanır
* Şükret
* Övgü ve takdirini belirtme fırsatlarını kaçırma
* İnsanlara verdiğin nasihatlerin tersi davranışlarda bulunma
* Başladığın her işi bitir
* Hiç kimsenin sözünü kesme. Seni ziyarete gelenlere ayakta karşıla
* Az tanıdığın birine rastladığında elini uzat ve adını söyle. Seni anımsamayabilir
* Telefonu coşkulu ve dinamik bir sesle aç
* Anne ve babanın kahkalarını banda kaydet
* Ölmeden önce kendine bir mezar yeri satın al ve sık sık oraya git
* Bir berbere saçının kesilme zamanı gelip gelmediğini asla sorma
* Keşke sözcüğü yerine bir dahaki sefere demeyi dene
* Sürekli “ben dürüştüm” diyen veya o havaları takınanlardan şüphelen
* Misafirlikte yemeği övmeyi unutma
* Gerektiğinde fazla verici olma. Zaman zaman hayır demesini öğren
* İş bitmeden önce asla ödemenin tamanını yapma
* Biri sana sarılırsa önce o'nun kollarını gevşetmesini bekle
* Telefonun önemli bir anı bölmesine izin verme. Herkesin telefonu kendi kolaylığı içindir.
Arayanların kolaylığı ve keyfi için değil
* Geniş ol, rahatla. Ölüm-Kalım gibi durumların dışında hiçbir şey göründüğü kadar önemli değildir
* Unutma bir insanın en derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir
* Başka bir iş ayarlayıncaya kadar istifa etme
* Yaşlan ama paslanma
* İyi bir avukat, muhasebeci ve tesisatçıyla ahbap ol
* Dinlemeyi öğren. Bazı fırsatlar kapıyı hafif tıklatır
* Büyük düşün ama küçük zevklerinde de tadına var
* Kredi kartlarını kolaylığı için kullan. Kredisi için değil
* Doğru ol, dürüst hareket et; doğruluk insanı mesud eder.
* Hareketi doğru olan insan ne söylerse, dinle. Doğru insan her iki dünyayı kazanır.
* Daima iyilik yap, kötülükten uzak dur; ister otur, ister kalk, bundan sana hep iyilik gelir.
* İyi hareket et, mal için kaygılanma; iyi hareket edersen, mal kendiliğinden gelir.
* Hçi bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
* Yalan söyleme; yalan söz ile insan kendi itibarını düşürür.
* Hayatı boşuna geçirme, iyilik yap; geçip gidenlerden ibret al.
* Hayata bel bağlama, rüya gibi geçer; boş saadete güvenme, kuş gibi uçar.
* Önceliklerini iyi tayin et. Kimse ölüm döşeğinde işyerimde daha fazla zaman
Eğer bi Espriler
Seneye Görüşürüz
Sınıflarda yıllardır sonu gelmeyen bi espridir. Aslında espri filan değil eşşekliktir. Aralık ayının ilk yarısı bitince yapılmaya başlanır. Dersin hocası "3 Ocak'ta sınavınız var" der. Bi kahkaha kopar, "Hojam o iş seneye kaldı" gibi bi laf edilir. Ya da 31 aralık akşamı okuldan çıkarken "Seneye görüşürüz" diyen bi hiyar hep bulunur.
Arkalar Boş Kalmasın
Belediye otobüsü tıklım tıklım doluyken önce bu ses yankılanır:
- Arkadaşım ilerleyelim azcık, arkalar boş. Hadi bakalım sağlı sollu.
Bu durum karşısında, özellikle grup halinde yolculuk eden kişilerden biri mutlaka; "Baba madem yürüyecektik niye bindik otobüse? Ehik!" esprisini yapar. Bu kişiler espri yapmayı "101 Temel Fıkrası", "103 Erotik Fıkra" adlı pahalı kitaplardan öğrenmişlerdir.
O yüzden pek üstlerine gitmemek gerekir.
Test
- Merhaba zuxxi. Sana bir test yapayım mı?
- Yap bakalım.
- Aklından bir sayı tut.
- Tuttum.
- Ehi. Şimdi bırak abi. Eehhheiiii. Aaa... Kafama vurdun abi!!
Zayıflamışsın
Erkeklerin, kadınlara karşı hazırlanmış hain bir tuzağı olarak düşünülebilir. Cenabı Hak tarafından komik olarak yaratılmış er kişi hanımın yanına yaklaşır, biraz yalaka, biraz muziş bir ifadeyle; "Ooo çok zayıflamışsın" der. Hanım kendinden geçer, "Hakikaten mi yahu, kem küm" eder. Kahramanımız müthiş esprisini artık patlatabilir:
"Ama Karakter olarak."
Kalemler
Derste arkadaşına "Fazla kalemin var mı?" diye sorduğunda, "Var ama evde" cevabını verirler ya, işte o zaman ne zevk alırlar ama!
Hayvanlar Alemi
Okul gezilerinde sıra halinde yürürken, ya da pencere kenarında dünyayı seyrederken enteresan canlılar görür çocuklar. Kuş, eşek, köpek, fil, balina vs. Söz konusu hayvanı görmenin heyecanını, en yakın arkadaşına hakaret etme fırsatıyla sentezleyen bu mini canlılar sözkonusu mahlukatı göstererek;
"Aaaa, Burak bak arkadaşın geçiyo meraba desene! Ahı ahı." diye bağırır. Samimi arkadaş rezil edilir, yerin dibine geçirilir. Çocuğun yanına kar kalır.
Aramızda Top Var
Güzelce maç tertip etmiş gençler top oynarlarken elbet bir kısım bu takımlara seçilememenin hüznüyle bi kenarda otururmaktadır. Onları bu sıkıntıyla baş başa bırakmak elbette ki düşünülemez. Es kaza top taça giderken sahanın kenarında duran bu arkadaşa çarparsa, takımda bu işi yapmakla mükellef bir afacan çıkar ve şu unutulmaz kelamı eder:
"Top topu çekermiş. Heleley heleley."
Bir Nisan
Küçükken ne büyütürdük Bir Nisan'ı. Okula gelirdik, herkes bi muzırlık peşinde. Ulan ne yapsak, ne yapsak diye düşünürken o sivri zeka atlardı hemen:
"Arkadaşlar, sınıfları değiştirelim!"
Be hey geri zeka! Hocanın her sene her sene aynı espriden bunaldığını, hiç şaşırmayacağını anlayamadın mı? Hem hoca da senin gibi bir sıpaya uyup bu şakayı yapacağımızı tahmin ederek, d
eğiştirdiğimiz sınıfa girerse ne olacak? O monoton okul günlerinden biri daha yaşanmayacak mı? Bunu da mı düşünemiyorsun?
Dakka ya da Saniye
Hani bir işi göreceksinizdir de bir minik soluklanmaya ihtiyacınız vardır. "Bi Saniye" dersiniz, ya da duruma göre "Bi dakka". Maymun hemen patlatır oradan esprisini:
"Bi saniye doldu muhaha muhaha ekik kikik."
Kökenine İnilen Komiklik
İsmarlanan yemeğin veya içeceğin gecikmesi durumunda yapılan, "Çaylar Rize'den geliyor galiba", ya da "Daha dananın kesilmesini bekliyoruz, bitsin, köfteler gelecek" ve bunun değişik varyasyonları artık bıkkınlık verse dahi kullanım halindedir.
Çocuk
Sürekli eleştirilmişse,
kınama ve ayıplamayı öğrenir.

Kın ortamında büyümüşse,
kavga etmeyi öğrenir.

Alay edilip aşağılanmışsa,
sıkılıp utanmayı öğrenir.

Devamlı utandırılarak terbiye edilmişse,
kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
Hoşgörü ile yetiştirilmişse,
sabırlı olmayı öğrenir.

Desteklenip yüreklendirilmişse,
kendine güven duymayı öğrenir.

Övülmüs ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.

Hakkında saygı gösterilerek büyütülmüşse,
adil olmayı öğrenir.

Güven ortamı içinde yetişmişse,
inanclı olmayı öğrenir.

Kabul ve onay görmüşse,
insanlarş sevmeyi öğrenir.

Aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.
Eğer
EĞER, çevrendekiler haksızcasına seni suçladıkları zaman sen soğukkanlılığını koruyabilirsen;
EĞER, herkes senden kuşkulandığı halde onların bu kuşkularını hoşgörü ile karşılayabilir ve kendine güvenini yitirmezsen;
EĞER, bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan yada senden nefret edenlere nefretle karşılık vermezsen  ve gene ne çok iyi görünmeye çalışır nede çok akıllıca sözler söylemezsen;
EĞER, hayaller kurabilir, ama bu hayallerine tutsak olmazsan;
EĞER, düşünebilir, ama düşüncelerinin esiri olmazsan;
EĞER, zafer ve felaketle yüz yüze gelir ve bu ikisini de aynı şekilde karşılayabilirsen;
EĞER, söylediğin doğru sözlerin düzenbazlar tarafından değiştirilip kafası çalışmayan insanları aldatan bir tuzak haline getirilmesine dayanabilirsen, yada hayatını adadığın şeylerin bir anda yıkılıvermesini seyredebilir ve durup eskimiş aletlerle onları yeniden kurabilirsen;
EĞER, bütün kazançlarını bir hamlede şansın kucağına atıp kurban edebilirsen ve sonra sil baştan
başlayabilir ve yitirdiklerinden ötürü hiç yakınmazsan;
EĞER, en kötümser halinde dahi yüreğini, sinirlerini ve enerjilerini yeniden seferber edebilir ve amacına ulaşmak için
çabalayabilirsen ve sana kendi iradenden başka “Dayan!” diyecek hiçbir kimse yokken gene de dişini sıkmasını bilirsen;
EĞER, cahillerle haşır neşir olduğun halde erdemlerini koruyabilirsen yada krallarla birlikte olduğun halde kibirlenerek sağduyunu yitirmezsen;
EĞER, herkese değer verir, ama gene de kimseye fazla güvenmemeyi öğrenmişsen;
EĞER, her bir dakikanın altmış saniyesini yararlı işlerle doldurabiliyorsan;
İŞTE O ZAMAN, DÜNYA DA İÇİNDEKİ HER ŞEYDE SENİNDİR;
HATTA DAHA DA ÖTESİNDE SEN ADAM OLMUŞSUN DEMEKTİR!
Dünya
Dünya, halen mahiyeti tam olarak anlaşılmayan alemdir. Manası ise en aşağı demektir. Ne vakit başlamış, ne vakit bitecek, maçhul? Fani olduğu muhakkak.
- Yüz sene evvel yok idik. Geldik, şu dünyanın içine daldık. Nir vücud olduk. Oturup kalktık, yedik içtik, ağladık güldük, işittik söyledik, okuduk yazdık, ne anladık bakalım?
- Ne gördünse hazır idi. Bir şey ilave edemedik. Bir şey de eksiltemezsin. Geldiğimiz yeri bilmiyoruz. Nereye gideceğimizi de bilemiyoruz. Gidenlerden bir haber de alamıyoruz. Hatta onların isimlerinide unuttuk. Birgün biz de böyle öleceğiz.
Şimdi hulasaten, diyebiliriz ki, yok idik, yok olacağız. Bu iki yokluk arasında muvakkat varız. Lakin şu muvakkat zamanın dünü geçti, gelmez; yarını bilinmez. elde kalan ise, ancak haldir. Bu hal, içinde bulunduğumuz, hazır olduğumuz andır. Biçare ademoğluna, kendisini düşünmek istidadı verilmiş, düşünmek için de bu mahlukat dikkatine sunulmuş, bakıyor, düşünüyorum. Bir zerreyi, bir habbeyi tahlile uğraşıyor, nihayet akıl ve iz'an kifayet etmiyor. Biçare ademoğlu en nihayet, ah u vah ile güzünü yumuyor. Düşlerinden, dünyasından ayrılıyor, gözlerden gizleniyor. Topraklar ile örtülüyor, kim bilir sonrası ne oluyor? Belki bir alemin nihayeti (sonu), başka bir alemin bidayeti (başlangıcı) olmuştur.
Dünya bir mihman avi (misafir evi), insan garip bir misafir, ecel mihmandar. Müsafir ile alakalanır. Konar göçer, gelir geçer, mehd ve lahd (beşik ve kabir) iki kapı, dünya arada alayişli bir yapı. Süreten mamur, manen virane. İnsan kendi kısmetini toplamaya fıtratı mecbur bir divane... Kimi mahfi, kimi meşhur, kimi şakir, kimi nankör.
"İnsanlar uykudadır. Öldükleri vakit uyanırlar" buyurulmuş. Acaba bu karışık rüyalı uykunun, uyanıklığı, nasıldır, nedir? Bu varlık yok olacak, herkes ölecek, kabre girecek, yaptığını görecek, rütbesine erecek. Ne kadar yaşasak, payıdar olsak, ölüm yine ölümdür. Heyhat, hani ümmühat (analar), hani ceddat (neneler). Gidenden haber yok, gidip dönen hiç yok... Bostan-ı sefaya daldıklarından mı? Zindan-ı cefada kaldıklarından mı?
Avrupalılar Türkleri niçin sevmez?
Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi'nde geziye çıkan İstanbul Üniversitesi profesörlerinden Alman asıllı Prof. Fritz Neumark talebelerden birinin: "Avrupa bizi neden sevmez, Hocam?" sualine şu cevabı verir:
- Çok samimi olarak itirak edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı Hıristiyanlar'ın hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:
1. Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama, farazâ laik olmak şöyle dursun, hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.
2. Sizler farkında değilsiniz ama, onlar şu gerçeğin farkındadırlar: Tarihten Türk çıkarılırsa ortada tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.
3. Avrupa'nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa'yı pazar yapmaya başladınız.
4. En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.
5. Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordularına mezar ettiler.
6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hakimiyet sağladılar. Önce giyiminizden hayat tarzınıza kadar; ahlâkı değerlirinizi yıpratmaya başladılar, sonra da kendi içinizde sizi bölmeye başladılar.
7. Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini fedâ etmeseydi, İslamiyet bugün belki sadece Hicaz'da varlığını devam ettirirdi. Kaldı ki Vehhabılığı kuranlar da İngiliz Dominyon Bakanlığının adamlarıdır. Batı her yerde, İslamiyet'i sapık inançlara kanalize etti. Ama Osmanlı, Asr-ı Saâdet'i devam ettirdi.
8. İfade ettiğim seveblerden kilise size kin kusmaktadır.
9. Ben Türkiye'ye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı. şimdi (o zaman) 19 üniversite var.
Osmanlı zamanında ise her yerde bir mederese vardı. Tarihinize bakın! Her medresede ilim tedrisatı vardı. İlk denizaltıyı Osmanlı'nın yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuz belki de ama Avrupa bunu biliyor.
10. Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupa'nın refahı ve medeniyeti yıkılır. Ama bu şartlarda çok zor
Atasözleri ve Deyimler
- Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.
- Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.
- Ak köpeğe koyun diye sarılma.
- Akıl yiğide sermayedir.
- Al malın iyisini çekme kaygısını.
- Almak kolay ödemek zordur.
- Altın kılıç demir kapıyı açar.
- Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
- Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz.
- At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır.
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
- Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
- Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
- Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
- Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.
- Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.
- Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
- Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
- Bahar çiçeğiyle güzeldir.
- Bal yiyen baldan bıkar.
- Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
- Besle kargayı oysun gözünü.
- Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
- Bir bütün bir yarımdan iyidir.
- Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.
- Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
- Çocuk evin meyvesidir.
- Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
- Darlıkta dirlik olmaz.
- Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
- Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
- Dert saklayanda kalır.
- Devden büyük dert var.
- Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
- Dost kazan dost; düşman ana'dan da doğar.
- Düşmanı karıncaysa, sen fil olur.
- Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
- Fırsat eldeyken sürün devranı.
- Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
- Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
- Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.
- Göz görmeyince gönül katlanır.
- Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
- Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
- Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.
- Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
- Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
- Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
- Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
- Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
- Mum dibine karanlık.
- Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.
- Tasa doyurur, acı acıktırır.
- Üzerine laf düşmedikçe konuşma.
- Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
- Yardımcının yardımcısı olur.
- Yağmurlu gün tavuk su içmez.
- Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
- Zahmetsiz rahmet olmaz.
- Damlaya damlaya göl olur.
- Akıl akıldan üstündür.
- Evini temiz tut misafir gelir, Kendini temiz tut ölüm gelir.
- Keskin sirke küpüne zarar.
- Yalancının mumu yastıya kadar yanan.
- Ak akce kara gün içindedir.
- Üzüm üzüme baka baka kararır.
- Bakak başka, görmek başkadır.
- Dost acı söyler.
- Küçük insanların gururu büyük olur.
- İş olacağına varır.
- Paranın çoğuda, yoğuda ahlakı bozar.
- Söz gümüş ise, sükut altındadır.
- Ne doğrarsan aşına, o gelir kaşığına.
- Alaca namaz, Hakka yaramaz.
- Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.
- Kitap aklın ilacıdır.
- Düşmanın en büyük hilesi, dostluğudur.
- Hedefsiz gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez.
- Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
- Pamuk eller cebe.
- Duvarı nem, insanı gam yıkar.
- Ulu ağacın gölgesi büyük olur.
- El atına binen, köy ortasında iner.
- İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
- Dostun bin ise azdır, düşmanın bir ise çoktur.
- Kesilen baş yerine konmaz.
- Bir göz ağlarken, giğer göz gülmez.
- Örs isen sabırlı, çekiç isen kuvvetli ol.
- Borcu olmayan zengindir.
- Bir korkar bir orduyu bozar.
- Bir mumdan bin mum yanar.
- Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
- Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister, ya bayramda.
- Dil, söyler saklanır, baş, belâya katlanır.
- Ağılda oğlak doğunca, derede otu biter.
- En ağır yük sırdır, aşkolsun taşıyabilene.
ADALET ÜZERİNE
"Hukuk bir gün herkese lazım olur." Anonim
"Kötü yasalar, zulmün en berbat şeklidir." Burke
"Yasaların bittiği yerde zulüm başlar." Lord Chatham
"Hakimsiz, hekimsiz yerde durulmaz." Anonim
"Hak yerini bulur." Anonim
"Hak gelince batıl gider." Anonim
"Hak deyince akan sular durur." Anonim
"Yasama, yürütme yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hakimdir." Jean-Jacques Rousseau (1771)
"Bir toplumda suç varsa, orada adalet yoktur." Eflatun (M.Ö.427-347
"Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun." Freud
Yasaların uygulaması, onların yapılmasından daha zordur." Jefferson
"Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir." Gandhi
"Adalet yorumlarımız saatlerimiz benzer: Çoğu başka başka yerler gösterir ve herkes kendininkine itimat eder." Fransız Atasözü
"Toplumda en büyük güveni her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar." Anonim
"En yıkıcı, en öldürücü yara haksızlık yarasıdır." Anonim
"Ne zulüm, ne merhamet yalnızca adalet" Anonim
"İnsanlar ancak adaletle doyurulur." Emerson
"Adalet önce devletten gelir." Aristo
"Bir yanı dinlemeden karar veren, doğru karar vermiş olsa bile adaletsizlik etmiş sayılır." Anonim
"Allah, hak ve adaletle idare edenleri sever." Kur'an
"Bir tek kişiye yapılan bir haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir." Montesquieu
"İnsanların çoğunda adalet sevgisi, adaletsizlik korkusu yüzünden vardır." La Rochefoucauld
"Hiç bir şey devlete yasalara saygılı olmak kadar yaraşmaz" Justiniaus Kanunları
"İnsancıl olmadıkça adil olamazsın." Vauvenargues
"Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur." Montesquieu
"Adalet topaldır." Fransız Atasözü
"Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan herşey onun etrafında döner." Konfüçyus
"Adaletin gecikmesi, adaletsizliktir." Candar
"Adalet olmadan düzen olmaz." Albert Camus
"Hiçkimse onu bulandırmadığı ve ihlal etmediği sürece Hukuk, teneffüs ettiğimiz hava gibi, görünmez ve tutulmaz bir şekilde etrafımızı kaplar. O, ancak kaybettiğimizi anladığımız zaman değerinin farkına vardığımız sağlık gibi sezilmez bir şeydir." Leadri
"Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir." Eflatun
"Devlet halktan mucize beklememelidir. O, halkı kendisine uydurmak için yasalara boyun eğmeyi öğretecektir." Montesquieu
"Adaletin hedef ve gayesi eşitliği sağlamaktır." İhering
"Hukuk ile medeniyet ve kültürleri arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar." Falih Rıfkı Atay
"Mal cimride, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa düzen bozuktur." Hz.Ebubekir
"İnsanlara karşı ne zorbalığa başvurun, ne de ezilip büzülün. En etkili yol, hem güçlü hem vicdanlı olmaktır." Anonim
"Suçlunun beraat ettiği yerde yargıç hüküm giyer". Anonim
"Dünyanın en tehlikeli yaratığı sadece hukuk bilen hukukçudur" Anonim
"Adalet hissi insanlarda doğuştan mevcuttur." Çiçero
"Hukuk ilmi mukaddes bir şeydir. Kıymetini para ile ölçmek onu çok aşağılatmak olur." Ulpinnus
"Adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır." Anonim
"Adalet topaldır, ağır yürür fakat gideceği yere er geç varır." Mirabeau
"Adalet olunca yiğitliğe lüzum kalmaz." Anonim
"Eşitlik arayan mezara gitmeli." Alman atasözü
"Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir." Anatole France
"Haklarımız görevlerimizi yerine getirdikçe artar." Anonim
"Haklı olduğunuza inanıyorsanız, sakin olmayı başarabilirsiniz." Bud Holiday
"Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de adil olması gerekir. " Pascal
"Davalının aptalı, derdini mübaşire anlatırmış." Kilis sözü
"Devlet Başkanı olmaktansa, haklı olmayı tercih ederim." Hanry Clay
"Bir devletin yıkılışından önce yasaları çoğalır." Tacitus
"Doğru olan, haklı olandır." Alexander Pope
"Avukatlar terzi gibidir, kendilerini kesmezler, araya gireni keserler." Anonim
"Hak yerde kalmaz." Anonim
"Suçu toplum hazırlar, suçlu işler." Buckle
"Bir suç her şeydir; iki suç hiç birşey!" MME Deluzy
"Asılan hırsız değil, yakalanandır." Çek Atasözü
"Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı!" Molierack
"Hiçbir suç hazırlıksız işlenmemiştir." Seneca
"Suçluları yaratan yasalarımız, onları cezalandıran yasalarımızın yanında ne kadar çok..." Tucker
"Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar." Ovidius
"Suç, insana ömrünün ilk yıllarında öğretilirse, o insanın kişiliğine yerleşir kalır." Anonim
"Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates
"Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli" Goethe
"Azınlık bazen yanılabilir, çoğunluk her zaman yanılır." H.İbsen
"Hukukun buyrukları şunlardır: Dürüst yaşamak, başkasına zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermek" Ulpianus
"Ahlakın olmadığı yerde kanun bir şey yapamaz." Napoleon
"Hükümdar haksız olarak bir köylüden yumurta alırsa, adamları köylünün büyün tavuklarını alır." Sadi
"Ne kadar yüksekte olursan ol, yasalar senden de yüksektir." Thomas Fuller
"Kanunlar örümcek ağları gibidir: zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer." Balzac
 
 
 
 
 
 
İnternet Kitap Yayınları Serisi
Okunması
Gerekli
Yazılar
A Kadir Demircan
Araştırmacı Yazar
2008 Gönen Balıkesir Türkiye
Aktif Yayınları
İ l e t i ş i m
Telefonlar 0266.7726603 / 0266.7626793 / 05366062730
Mail Adresleri   a.kadirdemircan@hotmail.com 
Site Adresleri www.gonengontam.gen.tr   www.gonen-akadirdemircan-kesiftv-haber.org
Posta Çeki Hesabı  Kadir Demircan 101197
Merkez Adres: Reşadiye Mah 317 Sk Çiçekkent Sitesi Kanarya Apt C-8 Blok No:19 Gönen Balıkesir Türkiye
Hizmet Bürosu. Akçaali Mah. 20 Sk. Karatan iş Merkezi No:3 Gönen Balıkesir Türkiye
GönTAM ve A Kadir Demircan Televizyonları
 
EditörA Kadir Demircan 05366062730 0266.7726603 kesiftv@hotmail.com
 
 
 
 
İlim irfan eyledim talep. İllaki edep illaki edep
Ne ol ne olma
Paranı ver, Gönlünü ver, Selam ver, Canını ver, ama SIRRINI VERME!
Günlerini say, Servetini say, Büyüklerini say ama YERİNDE SAYMA!
Eşini beğen, İşini beğen, Aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME!
Emek ver, Kulak ver, Bilgi ver ama hiçbir zaman BOŞVERME!
Satıcı ol, Alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA!
Fidan büyüt, Garip doyur, Çocuk besle ama KİN BESLEME!
Davet et, Hayret et, Affet, Tövbe et, ama İHANET ETME!
Hedefe koş, Cihada koş, Yardıma koş ama ORTAK KOŞMA!
Elini aç, Gözünü aç, Kapını aç ama AĞZINI AÇMA!
Okumaktan zarar gelmez oku ama LANET OKUMA!
Rakibini geç, Sınıfını geç ama GÜLÜP GEÇME!
Ev al, Araba al, Abdest al ama BEDDUA ALMA!
Zulmü devir, Nefsi devir ama ÇAM DEVİRME!
Yaklaş, Konuş, Tanış ama UŞAKLAŞMA!
Seslen, Uslan ama YASLANMA!
Doğrul, Devril ama EĞRİLME!
İtil, Atıl ama SATILMA!
 
İyi bir konuşma için
·                     Kimlere, nerede, hangi şartlarda, ne kadar zamanda, nasıl konuşulacağı önceden hesap edilmelidir.
·                     Konuşmaya nasıl başlanacağı, hangimisallerin verileceği, nasıl bitirileceği planlanmalıdır.
·                     Konuşma, dinleyiciler tarafından rahatça işitilebilir olmalıdır. Ses tonu, çok düşük veya çok yüksek olmamalıdır. Konuşma hızınız mevzuya, dinleyicilerin durumuna göre ayarlanmalıdır.
·                     Kulağı tırmalayan, hoşa gitmeyen bir sesle hitap edilmemelidir.
·                     Konuşma mevzuu, dinleyenlerin hâline, konuşmacının gayesine münasip olmalıdır.
Çeşitli mevzulara girerek, konuşmanın bütünlüğü bozulmamalıdır.
·                     Kelime hazinesi geniş olmalı, maksada uygun kelimeleri seçmeli ve onları yerli yerinde kullanmalıdır.
Kelimelerin mana ve ses bakımından hakkını vermeli, onları doğru telaffuz etmelidir.
·                     Dinleyenlerin haline göre, konuşmaya şekil vermelidir. Onların alakasını cezp etmelidir.
·                     Mevzuya göre, bazı yerlerde, bazı kelimelerde, sesi yükseltip, alçaltmalıdır.
Mühim hususları söylemeden önce ve sonra duraklamalıdır.
·                     Konuşmasında ahlaki kaidelere dikkat etmelidir. Dinleyenler, konuşma ile konuşmacı arasında bir bağ kurar. Konuşanın inandırıcılığı, onun şahsiyetine ve sözlerini tatbik etmesine bağlıdır.
·                     Gerekli ise konuşmayı, grafik, resim ve şekillerle desteklemelidir.
·                     Dinleyenlerin, inançlarını, değer yargılarını göz önünde bulundurmalıdır.
·                     Konuşmada icap eden yerlerde, ses tonu ile beraber, el hareketleri ve yüz ifadelerini (jest ve mimik) de kullanmalıdır.
Hayat
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat deniyor,
Öylesine güçlü olun ki, hiç bir şey huzurunuzu bozmasın.
Sağlık, mutluluk ve zenginlikler hakkında konuşun.
Dostlarınıza değerli oldukları hissini verin.
Herşeyin iyi yanını görmeye çalısın.
Başkalarının başarılarına kendi başarınız kadar sevinin.
Geçmisin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın.
Neseli davranın ve herkese gülümseyin.
Kuşkular karşısında çok düzeyli,
Öfke karşısında çok olgun,
Korkular karşısında çok güçlü ve
Sorunlar karşısında çok mutlu olun ki,
Silgiye ihtiyacınız kalmasın...
Ve unutmayın; hayat duygularımızı bastırmamıza izin vermeyecek kadar kısa...
Hastalıkların ilacı bal
Akıl ve fikre fevkalade kuvvet verir.
·                     Kanı temizler, deveranı kolaylaştırır.
·                     Kalp çarpıntılarını önler.
·                     Mideye ferahlık verir.
·                     Ilık suda şerbet yapılıp içilirse müshil tesiri yapar.
·                     Sıcak şerbet yapılıp içilirse yedi dakikada, soğuk içilirse yirmi dakikada kana karışır.
·                     Hazmettirir.
·                     Kansızlar için kan deposudur.
·                     Kemik hastalığı için kati devadır.
·                     Bozulan asabı sakinleştirir.
·                     Süt ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür.
·                     Bir miktar sirke ile karıştırılıp gargara yapılırsa, ağızda koku kalmaz.
·                     Karın ağrılarını keser.
·                     Yatağını ıslatan çocuklara bal yedirilirse, ıslatma kesilir.
·                     Ilık bir beze sürülüp boğaza sarılırsa boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir.
·                     Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz da bal karıştırılarak gargara edilirse,
boğaz anjinini tedavi eder. Bademcikler iyi olur.
Bal arısının iğnesi romatizmaya devadır.
Faydalı Hayat Öğütleri
* Her gün üç kişiye iltifat et
* İnsanların gözlerinin içine bak
* İmkânlarının altında yaşa
* Bir kavgaya ilk sen vur ve sert olsun
* Hak ettiğini düşündüğünde maaşına zam işte
* Cesur ol. Değilsen bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz
* Bol bol gülümse. Hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeline paha biçilmez
* İnsanların adlarını anımsa
* Asla birilerinin umudunu kırma. Belkide sahip olduğu tek şey odur
* Ayrıntı profesörü olma
* İlk izlenimlerine güvenme
* Arkadaşına borç verirken ihtiyatlı davran. İkisini de kaybedebilirsin
* Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlardan uzak dur
* Köprüleri atma. Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
* Büyük sözler vermekten korkma ama yerine de getir
* İnsanlar gerçeği her zaman bilmek istemezler
* Hayatın her zaman adil olmasını bekleme
* Hüküm vermeden önce her iki tarafı da dinle
* Zarif ol. Kimseyi bile bile kendinden soğutma
* Birisine seni seviyorum deme fırsatını asla kaçırma
* Ününü koru. En büyük servetin odur
* Zamanı ve sözleri dikkatsizce kullanma. İkisi de geri alınamaz
* İnsanlara değerlerini hissettirebileceğin fırsatları kolla
* Bir gazeteci ile konuştuğunda unutma ki, son sözü daima onlar söyler
* Senden çok fazla ya da çok az parası olanlara para konuşma
* Güzel giyinmek için çok uğraştığını bildiğin birine ”Harika görünüyorsun” de
* Güzel giyen insanlar giydikleriyle karşılanır
* Şükret
* Övgü ve takdirini belirtme fırsatlarını kaçırma
* İnsanlara verdiğin nasihatlerin tersi davranışlarda bulunma
* Başladığın her işi bitir
* Hiç kimsenin sözünü kesme. Seni ziyarete gelenlere ayakta karşıla
* Az tanıdığın birine rastladığında elini uzat ve adını söyle. Seni anımsamayabilir
* Telefonu coşkulu ve dinamik bir sesle aç
* Anne ve babanın kahkalarını banda kaydet
* Ölmeden önce kendine bir mezar yeri satın al ve sık sık oraya git
* Bir berbere saçının kesilme zamanı gelip gelmediğini asla sorma
* Keşke sözcüğü yerine bir dahaki sefere demeyi dene
* Sürekli “ben dürüştüm” diyen veya o havaları takınanlardan şüphelen
* Misafirlikte yemeği övmeyi unutma
* Gerektiğinde fazla verici olma. Zaman zaman hayır demesini öğren
* İş bitmeden önce asla ödemenin tamanını yapma
* Biri sana sarılırsa önce o'nun kollarını gevşetmesini bekle
* Telefonun önemli bir anı bölmesine izin verme. Herkesin telefonu kendi kolaylığı içindir.
Arayanların kolaylığı ve keyfi için değil
* Geniş ol, rahatla. Ölüm-Kalım gibi durumların dışında hiçbir şey göründüğü kadar önemli değildir
* Unutma bir insanın en derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir
* Başka bir iş ayarlayıncaya kadar istifa etme
* Yaşlan ama paslanma
* İyi bir avukat, muhasebeci ve tesisatçıyla ahbap ol
* Dinlemeyi öğren. Bazı fırsatlar kapıyı hafif tıklatır
* Büyük düşün ama küçük zevklerinde de tadına var
* Kredi kartlarını kolaylığı için kullan. Kredisi için değil
* Doğru ol, dürüst hareket et; doğruluk insanı mesud eder.
* Hareketi doğru olan insan ne söylerse, dinle. Doğru insan her iki dünyayı kazanır.
* Daima iyilik yap, kötülükten uzak dur; ister otur, ister kalk, bundan sana hep iyilik gelir.
* İyi hareket et, mal için kaygılanma; iyi hareket edersen, mal kendiliğinden gelir.
* Hçi bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
* Yalan söyleme; yalan söz ile insan kendi itibarını düşürür.
* Hayatı boşuna geçirme, iyilik yap; geçip gidenlerden ibret al.
* Hayata bel bağlama, rüya gibi geçer; boş saadete güvenme, kuş gibi uçar.
* Önceliklerini iyi tayin et. Kimse ölüm döşeğinde işyerimde daha fazla zaman
Eğer bi Espriler
Seneye Görüşürüz
Sınıflarda yıllardır sonu gelmeyen bi espridir. Aslında espri filan değil eşşekliktir. Aralık ayının ilk yarısı bitince yapılmaya başlanır. Dersin hocası "3 Ocak'ta sınavınız var" der. Bi kahkaha kopar, "Hojam o iş seneye kaldı" gibi bi laf edilir. Ya da 31 aralık akşamı okuldan çıkarken "Seneye görüşürüz" diyen bi hiyar hep bulunur.
Arkalar Boş Kalmasın
Belediye otobüsü tıklım tıklım doluyken önce bu ses yankılanır:
- Arkadaşım ilerleyelim azcık, arkalar boş. Hadi bakalım sağlı sollu.
Bu durum karşısında, özellikle grup halinde yolculuk eden kişilerden biri mutlaka; "Baba madem yürüyecektik niye bindik otobüse? Ehik!" esprisini yapar. Bu kişiler espri yapmayı "101 Temel Fıkrası", "103 Erotik Fıkra" adlı pahalı kitaplardan öğrenmişlerdir.
O yüzden pek üstlerine gitmemek gerekir.
Test
- Merhaba zuxxi. Sana bir test yapayım mı?
- Yap bakalım.
- Aklından bir sayı tut.
- Tuttum.
- Ehi. Şimdi bırak abi. Eehhheiiii. Aaa... Kafama vurdun abi!!
Zayıflamışsın
Erkeklerin, kadınlara karşı hazırlanmış hain bir tuzağı olarak düşünülebilir. Cenabı Hak tarafından komik olarak yaratılmış er kişi hanımın yanına yaklaşır, biraz yalaka, biraz muziş bir ifadeyle; "Ooo çok zayıflamışsın" der. Hanım kendinden geçer, "Hakikaten mi yahu, kem küm" eder. Kahramanımız müthiş esprisini artık patlatabilir:
"Ama Karakter olarak."
Kalemler
Derste arkadaşına "Fazla kalemin var mı?" diye sorduğunda, "Var ama evde" cevabını verirler ya, işte o zaman ne zevk alırlar ama!
Hayvanlar Alemi
Okul gezilerinde sıra halinde yürürken, ya da pencere kenarında dünyayı seyrederken enteresan canlılar görür çocuklar. Kuş, eşek, köpek, fil, balina vs. Söz konusu hayvanı görmenin heyecanını, en yakın arkadaşına hakaret etme fırsatıyla sentezleyen bu mini canlılar sözkonusu mahlukatı göstererek;
"Aaaa, Burak bak arkadaşın geçiyo meraba desene! Ahı ahı." diye bağırır. Samimi arkadaş rezil edilir, yerin dibine geçirilir. Çocuğun yanına kar kalır.
Aramızda Top Var
Güzelce maç tertip etmiş gençler top oynarlarken elbet bir kısım bu takımlara seçilememenin hüznüyle bi kenarda otururmaktadır. Onları bu sıkıntıyla baş başa bırakmak elbette ki düşünülemez. Es kaza top taça giderken sahanın kenarında duran bu arkadaşa çarparsa, takımda bu işi yapmakla mükellef bir afacan çıkar ve şu unutulmaz kelamı eder:
"Top topu çekermiş. Heleley heleley."
Bir Nisan
Küçükken ne büyütürdük Bir Nisan'ı. Okula gelirdik, herkes bi muzırlık peşinde. Ulan ne yapsak, ne yapsak diye düşünürken o sivri zeka atlardı hemen:
"Arkadaşlar, sınıfları değiştirelim!"
Be hey geri zeka! Hocanın her sene her sene aynı espriden bunaldığını, hiç şaşırmayacağını anlayamadın mı? Hem hoca da senin gibi bir sıpaya uyup bu şakayı yapacağımızı tahmin ederek, d
eğiştirdiğimiz sınıfa girerse ne olacak? O monoton okul günlerinden biri daha yaşanmayacak mı? Bunu da mı düşünemiyorsun?
Dakka ya da Saniye
Hani bir işi göreceksinizdir de bir minik soluklanmaya ihtiyacınız vardır. "Bi Saniye" dersiniz, ya da duruma göre "Bi dakka". Maymun hemen patlatır oradan esprisini:
"Bi saniye doldu muhaha muhaha ekik kikik."
Kökenine İnilen Komiklik
İsmarlanan yemeğin veya içeceğin gecikmesi durumunda yapılan, "Çaylar Rize'den geliyor galiba", ya da "Daha dananın kesilmesini bekliyoruz, bitsin, köfteler gelecek" ve bunun değişik varyasyonları artık bıkkınlık verse dahi kullanım halindedir.
Çocuk
Sürekli eleştirilmişse,
kınama ve ayıplamayı öğrenir.

Kın ortamında büyümüşse,
kavga etmeyi öğrenir.

Alay edilip aşağılanmışsa,
sıkılıp utanmayı öğrenir.

Devamlı utandırılarak terbiye edilmişse,
kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk
Hoşgörü ile yetiştirilmişse,
sabırlı olmayı öğrenir.

Desteklenip yüreklendirilmişse,
kendine güven duymayı öğrenir.

Övülmüs ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.

Hakkında saygı gösterilerek büyütülmüşse,
adil olmayı öğrenir.

Güven ortamı içinde yetişmişse,
inanclı olmayı öğrenir.

Kabul ve onay görmüşse,
insanlarş sevmeyi öğrenir.

Aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.
Eğer
EĞER, çevrendekiler haksızcasına seni suçladıkları zaman sen soğukkanlılığını koruyabilirsen;
EĞER, herkes senden kuşkulandığı halde onların bu kuşkularını hoşgörü ile karşılayabilir ve kendine güvenini yitirmezsen;
EĞER, bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan yada senden nefret edenlere nefretle karşılık vermezsen  ve gene ne çok iyi görünmeye çalışır nede çok akıllıca sözler söylemezsen;
EĞER, hayaller kurabilir, ama bu hayallerine tutsak olmazsan;
EĞER, düşünebilir, ama düşüncelerinin esiri olmazsan;
EĞER, zafer ve felaketle yüz yüze gelir ve bu ikisini de aynı şekilde karşılayabilirsen;
EĞER, söylediğin doğru sözlerin düzenbazlar tarafından değiştirilip kafası çalışmayan insanları aldatan bir tuzak haline getirilmesine dayanabilirsen, yada hayatını adadığın şeylerin bir anda yıkılıvermesini seyredebilir ve durup eskimiş aletlerle onları yeniden kurabilirsen;
EĞER, bütün kazançlarını bir hamlede şansın kucağına atıp kurban edebilirsen ve sonra sil baştan
başlayabilir ve yitirdiklerinden ötürü hiç yakınmazsan;
EĞER, en kötümser halinde dahi yüreğini, sinirlerini ve enerjilerini yeniden seferber edebilir ve amacına ulaşmak için
çabalayabilirsen ve sana kendi iradenden başka “Dayan!” diyecek hiçbir kimse yokken gene de dişini sıkmasını bilirsen;
EĞER, cahillerle haşır neşir olduğun halde erdemlerini koruyabilirsen yada krallarla birlikte olduğun halde kibirlenerek sağduyunu yitirmezsen;
EĞER, herkese değer verir, ama gene de kimseye fazla güvenmemeyi öğrenmişsen;
EĞER, her bir dakikanın altmış saniyesini yararlı işlerle doldurabiliyorsan;
İŞTE O ZAMAN, DÜNYA DA İÇİNDEKİ HER ŞEYDE SENİNDİR;
HATTA DAHA DA ÖTESİNDE SEN ADAM OLMUŞSUN DEMEKTİR!
Dünya
Dünya, halen mahiyeti tam olarak anlaşılmayan alemdir. Manası ise en aşağı demektir. Ne vakit başlamış, ne vakit bitecek, maçhul? Fani olduğu muhakkak.
- Yüz sene evvel yok idik. Geldik, şu dünyanın içine daldık. Nir vücud olduk. Oturup kalktık, yedik içtik, ağladık güldük, işittik söyledik, okuduk yazdık, ne anladık bakalım?
- Ne gördünse hazır idi. Bir şey ilave edemedik. Bir şey de eksiltemezsin. Geldiğimiz yeri bilmiyoruz. Nereye gideceğimizi de bilemiyoruz. Gidenlerden bir haber de alamıyoruz. Hatta onların isimlerinide unuttuk. Birgün biz de böyle öleceğiz.
Şimdi hulasaten, diyebiliriz ki, yok idik, yok olacağız. Bu iki yokluk arasında muvakkat varız. Lakin şu muvakkat zamanın dünü geçti, gelmez; yarını bilinmez. elde kalan ise, ancak haldir. Bu hal, içinde bulunduğumuz, hazır olduğumuz andır. Biçare ademoğluna, kendisini düşünmek istidadı verilmiş, düşünmek için de bu mahlukat dikkatine sunulmuş, bakıyor, düşünüyorum. Bir zerreyi, bir habbeyi tahlile uğraşıyor, nihayet akıl ve iz'an kifayet etmiyor. Biçare ademoğlu en nihayet, ah u vah ile güzünü yumuyor. Düşlerinden, dünyasından ayrılıyor, gözlerden gizleniyor. Topraklar ile örtülüyor, kim bilir sonrası ne oluyor? Belki bir alemin nihayeti (sonu), başka bir alemin bidayeti (başlangıcı) olmuştur.
Dünya bir mihman avi (misafir evi), insan garip bir misafir, ecel mihmandar. Müsafir ile alakalanır. Konar göçer, gelir geçer, mehd ve lahd (beşik ve kabir) iki kapı, dünya arada alayişli bir yapı. Süreten mamur, manen virane. İnsan kendi kısmetini toplamaya fıtratı mecbur bir divane... Kimi mahfi, kimi meşhur, kimi şakir, kimi nankör.
"İnsanlar uykudadır. Öldükleri vakit uyanırlar" buyurulmuş. Acaba bu karışık rüyalı uykunun, uyanıklığı, nasıldır, nedir? Bu varlık yok olacak, herkes ölecek, kabre girecek, yaptığını görecek, rütbesine erecek. Ne kadar yaşasak, payıdar olsak, ölüm yine ölümdür. Heyhat, hani ümmühat (analar), hani ceddat (neneler). Gidenden haber yok, gidip dönen hiç yok... Bostan-ı sefaya daldıklarından mı? Zindan-ı cefada kaldıklarından mı?
Avrupalılar Türkleri niçin sevmez?
Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi'nde geziye çıkan İstanbul Üniversitesi profesörlerinden Alman asıllı Prof. Fritz Neumark talebelerden birinin: "Avrupa bizi neden sevmez, Hocam?" sualine şu cevabı verir:
- Çok samimi olarak itirak edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı Hıristiyanlar'ın hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:
1. Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama, farazâ laik olmak şöyle dursun, hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.
2. Sizler farkında değilsiniz ama, onlar şu gerçeğin farkındadırlar: Tarihten Türk çıkarılırsa ortada tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.
3. Avrupa'nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa'yı pazar yapmaya başladınız.
4. En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.
5. Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordularına mezar ettiler.
6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hakimiyet sağladılar. Önce giyiminizden hayat tarzınıza kadar; ahlâkı değerlirinizi yıpratmaya başladılar, sonra da kendi içinizde sizi bölmeye başladılar.
7. Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini fedâ etmeseydi, İslamiyet bugün belki sadece Hicaz'da varlığını devam ettirirdi. Kaldı ki Vehhabılığı kuranlar da İngiliz Dominyon Bakanlığının adamlarıdır. Batı her yerde, İslamiyet'i sapık inançlara kanalize etti. Ama Osmanlı, Asr-ı Saâdet'i devam ettirdi.
8. İfade ettiğim seveblerden kilise size kin kusmaktadır.
9. Ben Türkiye'ye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı. şimdi (o zaman) 19 üniversite var.
Osmanlı zamanında ise her yerde bir mederese vardı. Tarihinize bakın! Her medresede ilim tedrisatı vardı. İlk denizaltıyı Osmanlı'nın yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuz belki de ama Avrupa bunu biliyor.
10. Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupa'nın refahı ve medeniyeti yıkılır. Ama bu şartlarda çok zor
Atasözleri ve Deyimler
- Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.
- Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.
- Ak köpeğe koyun diye sarılma.
- Akıl yiğide sermayedir.
- Al malın iyisini çekme kaygısını.
- Almak kolay ödemek zordur.
- Altın kılıç demir kapıyı açar.
- Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
- Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz.
- At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır.
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
- Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
- Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
- Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
- Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.
- Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.
- Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
- Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
- Bahar çiçeğiyle güzeldir.
- Bal yiyen baldan bıkar.
- Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
- Besle kargayı oysun gözünü.
- Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
- Bir bütün bir yarımdan iyidir.
- Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.
- Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
- Çocuk evin meyvesidir.
- Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
- Darlıkta dirlik olmaz.
- Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
- Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
- Dert saklayanda kalır.
- Devden büyük dert var.
- Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
- Dost kazan dost; düşman ana'dan da doğar.
- Düşmanı karıncaysa, sen fil olur.
- Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
- Fırsat eldeyken sürün devranı.
- Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
- Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
- Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.
- Göz görmeyince gönül katlanır.
- Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
- Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
- Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.
- Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
- Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
- Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
- Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
- Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
- Mum dibine karanlık.
- Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.
- Tasa doyurur, acı acıktırır.
- Üzerine laf düşmedikçe konuşma.
- Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
- Yardımcının yardımcısı olur.
- Yağmurlu gün tavuk su içmez.
- Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
- Zahmetsiz rahmet olmaz.
- Damlaya damlaya göl olur.
- Akıl akıldan üstündür.
- Evini temiz tut misafir gelir, Kendini temiz tut ölüm gelir.
- Keskin sirke küpüne zarar.
- Yalancının mumu yastıya kadar yanan.
- Ak akce kara gün içindedir.
- Üzüm üzüme baka baka kararır.
- Bakak başka, görmek başkadır.
- Dost acı söyler.
- Küçük insanların gururu büyük olur.
- İş olacağına varır.
- Paranın çoğuda, yoğuda ahlakı bozar.
- Söz gümüş ise, sükut altındadır.
- Ne doğrarsan aşına, o gelir kaşığına.
- Alaca namaz, Hakka yaramaz.
- Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.
- Kitap aklın ilacıdır.
- Düşmanın en büyük hilesi, dostluğudur.
- Hedefsiz gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez.
- Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
- Pamuk eller cebe.
- Duvarı nem, insanı gam yıkar.
- Ulu ağacın gölgesi büyük olur.
- El atına binen, köy ortasında iner.
- İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
- Dostun bin ise azdır, düşmanın bir ise çoktur.
- Kesilen baş yerine konmaz.
- Bir göz ağlarken, giğer göz gülmez.
- Örs isen sabırlı, çekiç isen kuvvetli ol.
- Borcu olmayan zengindir.
- Bir korkar bir orduyu bozar.
- Bir mumdan bin mum yanar.
- Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
- Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister, ya bayramda.
- Dil, söyler saklanır, baş, belâya katlanır.
- Ağılda oğlak doğunca, derede otu biter.
- En ağır yük sırdır, aşkolsun taşıyabilene.
ADALET ÜZERİNE
"Hukuk bir gün herkese lazım olur." Anonim
"Kötü yasalar, zulmün en berbat şeklidir." Burke
"Yasaların bittiği yerde zulüm başlar." Lord Chatham
"Hakimsiz, hekimsiz yerde durulmaz." Anonim
"Hak yerini bulur." Anonim
"Hak gelince batıl gider." Anonim
"Hak deyince akan sular durur." Anonim
"Yasama, yürütme yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hakimdir." Jean-Jacques Rousseau (1771)
"Bir toplumda suç varsa, orada adalet yoktur." Eflatun (M.Ö.427-347
"Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun." Freud
Yasaların uygulaması, onların yapılmasından daha zordur." Jefferson
"Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmak daha iyidir." Gandhi
"Adalet yorumlarımız saatlerimiz benzer: Çoğu başka başka yerler gösterir ve herkes kendininkine itimat eder." Fransız Atasözü
"Toplumda en büyük güveni her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar." Anonim
"En yıkıcı, en öldürücü yara haksızlık yarasıdır." Anonim
"Ne zulüm, ne merhamet yalnızca adalet" Anonim
"İnsanlar ancak adaletle doyurulur." Emerson
"Adalet önce devletten gelir." Aristo
"Bir yanı dinlemeden karar veren, doğru karar vermiş olsa bile adaletsizlik etmiş sayılır." Anonim
"Allah, hak ve adaletle idare edenleri sever." Kur'an
"Bir tek kişiye yapılan bir haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir." Montesquieu
"İnsanların çoğunda adalet sevgisi, adaletsizlik korkusu yüzünden vardır." La Rochefoucauld
"Hiç bir şey devlete yasalara saygılı olmak kadar yaraşmaz" Justiniaus Kanunları
"İnsancıl olmadıkça adil olamazsın." Vauvenargues
"Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur." Montesquieu
"Adalet topaldır." Fransız Atasözü
"Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan herşey onun etrafında döner." Konfüçyus
"Adaletin gecikmesi, adaletsizliktir." Candar
"Adalet olmadan düzen olmaz." Albert Camus
"Hiçkimse onu bulandırmadığı ve ihlal etmediği sürece Hukuk, teneffüs ettiğimiz hava gibi, görünmez ve tutulmaz bir şekilde etrafımızı kaplar. O, ancak kaybettiğimizi anladığımız zaman değerinin farkına vardığımız sağlık gibi sezilmez bir şeydir." Leadri
"Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir." Eflatun
"Devlet halktan mucize beklememelidir. O, halkı kendisine uydurmak için yasalara boyun eğmeyi öğretecektir." Montesquieu
"Adaletin hedef ve gayesi eşitliği sağlamaktır." İhering
"Hukuk ile medeniyet ve kültürleri arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar." Falih Rıfkı Atay
"Mal cimride, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa düzen bozuktur." Hz.Ebubekir
"İnsanlara karşı ne zorbalığa başvurun, ne de ezilip büzülün. En etkili yol, hem güçlü hem vicdanlı olmaktır." Anonim
"Suçlunun beraat ettiği yerde yargıç hüküm giyer". Anonim
"Dünyanın en tehlikeli yaratığı sadece hukuk bilen hukukçudur" Anonim
"Adalet hissi insanlarda doğuştan mevcuttur." Çiçero
"Hukuk ilmi mukaddes bir şeydir. Kıymetini para ile ölçmek onu çok aşağılatmak olur." Ulpinnus
"Adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır." Anonim
"Adalet topaldır, ağır yürür fakat gideceği yere er geç varır." Mirabeau
"Adalet olunca yiğitliğe lüzum kalmaz." Anonim
"Eşitlik arayan mezara gitmeli." Alman atasözü
"Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir." Anatole France
"Haklarımız görevlerimizi yerine getirdikçe artar." Anonim
"Haklı olduğunuza inanıyorsanız, sakin olmayı başarabilirsiniz." Bud Holiday
"Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de adil olması gerekir. " Pascal
"Davalının aptalı, derdini mübaşire anlatırmış." Kilis sözü
"Devlet Başkanı olmaktansa, haklı olmayı tercih ederim." Hanry Clay
"Bir devletin yıkılışından önce yasaları çoğalır." Tacitus
"Doğru olan, haklı olandır." Alexander Pope
"Avukatlar terzi gibidir, kendilerini kesmezler, araya gireni keserler." Anonim
"Hak yerde kalmaz." Anonim
"Suçu toplum hazırlar, suçlu işler." Buckle
"Bir suç her şeydir; iki suç hiç birşey!" MME Deluzy
"Asılan hırsız değil, yakalanandır." Çek Atasözü
"Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı!" Molierack
"Hiçbir suç hazırlıksız işlenmemiştir." Seneca
"Suçluları yaratan yasalarımız, onları cezalandıran yasalarımızın yanında ne kadar çok..." Tucker
"Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar." Ovidius
"Suç, insana ömrünün ilk yıllarında öğretilirse, o insanın kişiliğine yerleşir kalır." Anonim
"Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates
"Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli" Goethe
"Azınlık bazen yanılabilir, çoğunluk her zaman yanılır." H.İbsen
"Hukukun buyrukları şunlardır: Dürüst yaşamak, başkasına zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermek" Ulpianus
"Ahlakın olmadığı yerde kanun bir şey yapamaz." Napoleon
"Hükümdar haksız olarak bir köylüden yumurta alırsa, adamları köylünün büyün tavuklarını alır." Sadi
"Ne kadar yüksekte olursan ol, yasalar senden de yüksektir." Thomas Fuller
"Kanunlar örümcek ağları gibidir: zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer." Balzac
 
 
 
 
 
 
 

 
Reklam  
   
Bugün 1 ziyaretçi (11 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=